Avukat, aynı işte menfaati zıt olan tarafa daha önce avukatlık etmiş veya görüş vermişse, o işte hâkim, savcı, hakem, bilirkişi ya da memur olarak görev yapmışsa ve kendi düzenlediği senedin hükümsüzlüğünü ileri sürmesi gerekiyorsa davayı alamaz. Avukatlık Kanunu’nun 38. maddesi sayılan hallerde işin reddini zorunlu kılar. Hâkim veya savcının eşi ve yakın hısmı olan avukat o hâkimin baktığı davalarda görev yapamaz; kamu kurumundan ayrılan avukat da iki yıl boyunca eski kurumu aleyhine dava alamaz.
Avukatlık Kanunu 38. madde: işi reddetme zorunluluğu
Avukat kural olarak hangi işi alacağına kendisi karar verir; kanun, avukatı her teklifi kabul etmeye zorlamaz. Ancak 38. madde, avukatın teklifi geri çevirmek zorunda olduğu durumları sayar. Söz konusu haller şunlardır:
- Yolsuz veya haksız teklif: Avukat kendisine getirilen işi baştan haksız görürse ya da sonradan haksız olduğu kanısına varırsa işi reddetmelidir.
- Menfaati zıt tarafa avukatlık: Aynı işte karşı tarafa daha önce avukatlık etmiş veya mütalaa (hukuki görüş) vermiş avukat, diğer tarafın vekili olamaz.
- Önceki resmî görev: Avukat o işte daha önce hâkim, hakem, Cumhuriyet savcısı, bilirkişi veya memur olarak görev yapmışsa vekaleti üstlenemez.
- Kendi düzenlediği belgeye saldırı: Avukatın bizzat hazırladığı senet veya sözleşmenin hükümsüz olduğunu ileri sürmesi gereken durumda işi alamaz.
- Meslek düzenine aykırılık: Görülmesi istenen iş, Türkiye Barolar Birliği’nin belirlediği mesleki dayanışma ve düzen gereklerine uymuyorsa reddedilmelidir.
Maddenin son fıkrası önemlidir: reddetme zorunluluğu avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı avukatları da kapsar. Aynı hukuk bürosunda çalışan iki avukatın, aynı uyuşmazlıkta karşı tarafları temsil etmesi mümkün değildir.
Karşı tarafa danışmanlık yapmış avukat dava alabilir mi?
Uygulamada en sık sorulan durum budur. Boşanma sürecinde eşlerden biri avukata gidip görüşür, ücret konuşulur ama vekalet verilmez. Birkaç hafta sonra diğer eş aynı avukata başvurur. Avukat ilk görüşmede dosyayla ilgili bilgi edinmiş, hukuki görüş bildirmişse diğer eşin vekaletini alamaz. Kanundaki “mütalaa vermiş olma” ifadesi, vekaletname düzenlenmemiş olsa bile hukuki görüş aktarılmasını kapsar.
Sır saklama yükümlülüğü de aynı sonuca götürür. Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesi, avukatın görevi dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmasını yasaklar. İlk görüşmede öğrenilen bilgiyi karşı taraf lehine kullanmak, sır saklama borcunun ihlali anlamına gelir. Eski müvekkile karşı farklı bir işte dava almak ise kendiliğinden yasak değildir; ancak önceki işte edinilen bilgiler yeni davada kullanılabilecek nitelikteyse avukatın işi geri çevirmesi meslek kurallarının gereğidir.
Hâkim veya savcıyla akrabalık yasağı
Avukatlık Kanunu’nun 13. maddesine göre hâkim veya Cumhuriyet savcısının eşi, sebep veya nesep itibarıyla usul ve füruu (anne, baba, çocuk, torun, kayınvalide, gelin gibi) veya ikinci dereceye kadar hısımı olan avukat, o hâkim veya savcının baktığı dava ve işlerde avukatlık edemez. İkinci derece hısımlık kardeşleri ve büyükanne ile büyükbabayı da içine alır.
Yasak, avukatın o mahkemede hiç çalışamayacağı anlamına gelmez. Yasak, akrabası olan hâkimin veya savcının bizzat görev yaptığı dosyalarla sınırlıdır. Dosya başka hâkime geçerse avukat görevine devam edebilir. Kural, yargılamanın tarafsızlığına duyulan güveni korumayı amaçlar.
Kamu görevinden ayrılanlar için iki yıllık yasak
Kanunun 14. maddesi, devlet, belediye, il özel idaresi, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıklarında çalışıp ayrılanların, ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl geçmeden eski idareleri aleyhine dava alamayacağını ve takipte bulunamayacağını düzenler. Örneğin belediyede hukuk müşaviri olarak çalışıp serbest avukatlığa geçen kişi, iki yıl dolmadan aynı belediyeye karşı imar davası açamaz.
Yasak yalnız ayrılan kurum aleyhine olan işleri kapsar; avukat başka idarelere karşı dava alabilir. İki yıllık süre dolduktan sonra eski kurum aleyhine çalışmak da serbesttir, fakat görevi sırasında öğrendiği sırları kullanması yine meslek kurallarına aykırıdır.
Yasak sebebi dava sürerken ortaya çıkarsa ne olur?
Çıkar çatışması her zaman baştan görülmez. Davaya yeni bir taraf katılabilir, ihbar edilen kişi avukatın eski müvekkili çıkabilir ya da avukat dosyanın ilerleyen aşamasında işin haksız olduğu kanısına varabilir. 38. madde, sonradan ortaya çıkan haksızlık kanaatini de reddetme sebebi sayar. Böyle durumda avukat işten çekilmeli ve durumu müvekkiline bildirmelidir.
Çekilme müvekkili savunmasız bırakmamalıdır. Avukatlık Kanunu’nun 41. maddesine göre isteğiyle işten çekilen avukatın vekâlet görevi, çekilmenin müvekkile tebliğinden itibaren on beş gün daha sürer. Müvekkil o süre içinde yeni avukat bulur, kesin süreler kaçırılmaz. Daha önce bilirkişi olarak rapor verdiği dosyada vekalet teklifi alan avukat için de durum açıktır: raporunu hazırladığı uyuşmazlıkta taraf vekili olamaz.
Avukat yakınlarının veya kendi davasına bakabilir mi?
Bakabilir. Kanunda avukatın eşinin, anne ve babasının ya da kardeşinin davasını üstlenmesini engelleyen hüküm yoktur. Avukat kendi davasında da kendini temsil edebilir. Pratikte ise duygusal bağın soğukkanlı değerlendirmeyi zorlaştırabildiği bilinir; bazı avukatlar aile içi uyuşmazlıklarda meslektaşına yönlendirmeyi tercih eder.
Aynı uyuşmazlıkta iki aile üyesinin karşı karşıya geldiği durumda ise 38. madde devreye girer. Avukat, kardeşleri arasındaki miras davasında bir tarafı temsil etmeye başlamışsa diğer kardeşe görüş veremez.
Yasağa uyulmazsa ne olur?
Reddetme zorunluluğuna aykırı davranan avukat hakkında baroya şikâyette bulunulabilir; disiplin kurulu uyarmadan işten çıkarmaya kadar uzanan cezalar verebilir. Şikâyet usulünü avukat nereye şikâyet edilir yazımızda anlattık. Çıkar çatışması nedeniyle zarara uğrayan müvekkil, vekâlet sözleşmesine dayanarak tazminat isteyebilir. Avukatlık Kanunu’nun 40. maddesine göre söz konusu tazminat istemi, hakkın doğduğunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her durumda zarar doğuran olaydan itibaren beş yıl içinde ileri sürülmelidir.
Avukatın müvekkile karşı genel yükümlülükleri, sadakat borcu ve özen borcu hakkında daha geniş bilgi için avukatın müvekkile karşı sorumlulukları yazısına bakabilirsiniz.
Avukat seçerken çıkar çatışmasını nasıl önlersiniz?
- İlk görüşmede karşı tarafın adını ve varsa avukatını söyleyin; avukat o bilgiyle çakışma kontrolü yapar.
- Aynı büroda daha önce karşı tarafın da görüşme yapıp yapmadığını sorun.
- Eski bir kamu görevlisiyle çalışacaksanız ayrıldığı kurumu ve ayrılış tarihini öğrenin.
- Avukatın karşı tarafla doğrudan temas kurmasının sınırları için avukatın karşı tarafla görüşmesi yazısına göz atın.
Sık Sorulan Sorular
Boşanmada iki eş aynı avukatı tutabilir mi?
Hayır. Anlaşmalı boşanmada bile eşlerin menfaatleri farklıdır; aynı avukatın iki eşi birden temsil etmesi Avukatlık Kanunu’nun 38. maddesine aykırıdır. Eşlerden biri avukat tutar, diğeri kendisi katılabilir veya ayrı avukatla temsil edilir.
Ücret konuşup vazgeçtiğim avukat karşı tarafın vekili olabilir mi?
Görüşmede dosyanızı anlattıysanız ve avukat size hukuki görüş bildirdiyse, aynı işte karşı tarafın vekaletini alamaz.
Hâkimin kardeşi olan avukat o adliyede çalışabilir mi?
Çalışabilir. Yasak, kardeşinin hâkim olarak baktığı dosyalarla sınırlıdır.
Belediyeden ayrılan avukat belediyeye dava açabilir mi?
Ayrılış tarihinden itibaren iki yıl geçmeden açamaz. Süre dolduktan sonra dava alabilir.
Avukat seçiminde danışmak isterseniz
Dosyanızda çıkar çatışması olup olmadığını veya avukatınızın işi üstlenip üstlenemeyeceğini merak ediyorsanız avukat danışma hattı sayfamızdan bilgi alabilirsiniz. Ataşehir Küçükbakkalköy’deki büromuza randevu için (0532) 776 65 64 numarasını arayabilirsiniz.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
