Adli kontrol kararı, tutuklama nedenleri bulunan şüpheli veya sanığın cezaevine konulmadan, belirli yükümlülüklere bağlanarak serbest bırakılmasıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.109’da düzenlenir; en sık görülen türleri yurt dışına çıkış yasağı, karakolda imza ve konutu terk etmeme (ev hapsi) yükümlülüğüdür. Kararı soruşturmada sulh ceza hâkimi, kovuşturmada davaya bakan mahkeme verir. Yükümlülüğe uyulmazsa, CMK m.112 uyarınca kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir.
Adli kontrolün şartları
Adli kontrol, tutuklamanın “hafif” alternatifidir; ama şartları tutuklamadan bağımsız değildir. Kanun, adli kontrol için tutuklama nedenlerinin varlığını arar: kişi hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunmalı ve kaçma ya da delil karartma tehlikesi gibi somut bir gerekçe olmalıdır. Hâkim, tutuklamanın ölçüsüz kalacağı durumlarda tutuklama yerine adli kontrole hükmeder.
Önemli fark şudur: kanun, tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol kararı verilebileceğini açıkça düzenler (CMK m.109/2). Üst sınırı iki yılı geçmeyen hapis cezası gerektiren hafif suçlarda tutuklama mümkün değilken, imza veya yurt dışı yasağı uygulanabilir. Kural olarak her adli kontrol kararının, neden o tedbire ihtiyaç duyulduğunu gösteren gerekçe içermesi gerekir.
Adli kontrol türleri (CMK m.109/3)
Kanun, hâkimin seçebileceği yükümlülükleri tek tek sayar. Birden fazlası aynı anda uygulanabilir:
- Yurt dışına çıkamamak: Pasaport kaydına şerh düşülür; kişi havalimanında çıkış yapamaz.
- Belirlenen yerlere düzenli başvurmak (imza): Haftada bir, iki veya üç gün karakolda imza atma şeklinde uygulanır.
- Hâkimin belirlediği kişi veya kurumların çağrılarına uymak ve mesleki veya eğitim faaliyetlerine ilişkin denetim tedbirlerine tabi olmak.
- Taşıt kullanmamak: Gerekirse sürücü belgesi teslim alınır.
- Tedavi veya muayene tedbirlerine uymak: Uyuşturucu ve alkol bağımlılığından arınma tedavisi dahil.
- Güvence (teminat) yatırmak: Miktar ve ödeme süreleri hâkimce belirlenir.
- Silah bulunduramamak: Ruhsatlı silahların adli emanete teslimi.
- Suç mağdurunun haklarını güvenceye almak için ayni veya kişisel güvence göstermek.
- Aile yükümlülüklerini yerine getirmek ve nafaka ödemesini düzenli yapacağına dair güvence vermek.
- Konutunu terk etmemek: Halk arasında “ev hapsi” denilen tedbir; çoğu zaman elektronik kelepçe ile izlenir.
- Belirli yerleşim bölgesini terk etmemek.
- Belirlenen yerlere veya bölgelere gitmemek: Örneğin mağdurun işyeri veya oturduğu mahalle.
Kararı kim verir ve süreç nasıl işler?
Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı adli kontrol istemiyle şüpheliyi sulh ceza hâkimliğine sevk eder; hâkim talebi aynen kabul edebilir, başka tedbir uygulayabilir veya talebi reddedebilir (CMK m.110). Tutuklama talebiyle sevk edilen şüpheli için de hâkim tutuklamak yerine adli kontrole karar verebilir. Kovuşturma evresinde ise mahkeme, istem aramaksızın adli kontrol uygulayabilir, değiştirebilir veya kaldırabilir.
Ataşehir’deki olaylarda soruşturma İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür ve adli kontrol kararlarını Kartal’daki Anadolu Adliyesi’nde bulunan sulh ceza hâkimlikleri verir. İmza yükümlülüğü genellikle kişinin oturduğu yere en yakın karakolda yerine getirilir; ikamet değişirse imza yerinin değiştirilmesi için hâkimliğe dilekçe verilmelidir.
2021 değişikliğiyle CMK m.110’a eklenen hüküm uyarınca adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği, en geç dört aylık aralıklarla incelenir. Soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada mahkeme kendiliğinden değerlendirme yapar.
Sulh ceza hâkimliği önündeki sorguda savunmanın en sık yaptığı talep, tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasıdır. Söz konusu talebi güçlendiren belgeler (kira sözleşmesi, SGK kaydı, sağlık raporu, aile durumunu gösteren nüfus kaydı) sorgu öncesinde hazır olmalıdır; sonradan sunulan belgeler ancak itiraz aşamasında değerlendirilir.
Adli kontrol ne kadar sürer?
CMK m.110/A, adli kontrole üst sınır getirmiştir:
| İşin türü | Azami süre |
|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | 2 yıl; zorunlu hâllerde gerekçeyle 1 yıl uzatma |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | 3 yıl; zorunlu hâllerde gerekçeyle kanundaki üst sınıra kadar uzatma |
| Suça sürüklenen çocuklar | Yukarıdaki sürelerin yarısı |
Terör suçları ve devletin güvenliğine karşı suçlar gibi bazı suç grupları için uzatma sınırı daha uzundur. Sürenin dolduğu dosyalarda tedbirin kaldırılması için hâkimliğe veya mahkemeye dilekçe vermek, uygulamada kaldırma işlemini hızlandırır. Yurt dışı yasağı gibi kayıtların sistemden silinmesi de ancak kaldırma kararının ilgili birimlere bildirilmesiyle gerçekleşir.
Adli kontrole itiraz nasıl yapılır?
CMK m.111 uyarınca adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir. İtiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde kararı veren hâkimliğe dilekçeyle yapılır (CMK m.268). Hâkim itirazı haklı bulmazsa dosya, itiraz merciine gönderilir. Şüpheli ve müdafii, adli kontrolün kaldırılmasını veya hafifletilmesini her zaman da isteyebilir.
Etkili bir itiraz dilekçesinde şu noktalar öne çıkar:
- Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil bulunmadığı.
- Tedbirin amaca göre ölçüsüz olduğu; örneğin delillerin tamamı toplanmışken ev hapsi uygulanması.
- Tedbirin kişinin işini veya sağlığını orantısız biçimde etkilediği; yurt dışında çalışan veya sürekli seyahat eden kişide çıkış yasağı, haftanın birkaç günü imza yükümlülüğünün iş saatleriyle çakışması gibi.
- Daha hafif bir tedbirin aynı amacı karşılayacağı.
Yurt dışı yasağında, kısa süreli seyahat için izin talebi de verilebilir. Hâkimlik; seyahatin amacını (sağlık, iş, eğitim), dönüş biletini ve teminatı dikkate alarak geçici izin verebilir.
Adli kontrol ihlal edilirse ne olur?
Yükümlülüklerine bilerek uymayan kişi hakkında, öngörülen cezanın üst sınırına bakılmaksızın tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112). İmzaya gitmemek, ev hapsinde elektronik kelepçe alanından çıkmak veya mağdurun bulunduğu yere gitmek, en sık görülen ihlallerdir. Uygulamada mazeretsiz tek seferlik gecikme ile sistematik ihlal farklı değerlendirilir; ama riski küçümsemek doğru değildir.
Hastalık, trafik kazası veya resmi işlem gibi geçerli mazeret oluşmuşsa, belgesiyle birlikte en kısa sürede hâkimliğe bildirilmelidir. İmza saatlerinin işe uymadığı durumda da ihlal etmek yerine imza gün ve saatlerinin değiştirilmesi talep edilmelidir.
Adli kontrol cezadan düşer mi?
Kural olarak adli kontrolde geçen süre, sonradan verilen cezadan indirilmez (CMK m.109/6). İki istisna vardır: tedavi tedbiri kapsamında kurumda geçen süreler ve konutu terk etmeme yükümlülüğü. Ev hapsinde geçen her iki gün, cezanın infazında bir gün olarak hesaplanır.
Adli kontrol, adli sicile işlenmez ve mahkûmiyet anlamına gelmez. Kişi sonunda beraat edebilir veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir. Tutuklamanın ardından itiraz yoluyla adli kontrole geçiş için tutukluluğa itiraz dilekçesi yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Adli kontrol sabıka kaydına işler mi?
Hayır. Adli sicile kesinleşmiş mahkûmiyet kararları işlenir. Adli kontrol, yargılama süresince uygulanan koruma tedbiridir.
Yurt dışı çıkış yasağı nasıl öğrenilir?
Kararın size tebliğ edilmesiyle veya avukatınızın UYAP üzerinden dosyayı incelemesiyle öğrenilir. Pasaport işlemleri sırasında da kayıt görünür.
İmza yükümlülüğü başka şehre aktarılabilir mi?
Evet. Taşınma veya uzun süreli iş nedeniyle hâkimliğe dilekçe verilerek imza yerinin değiştirilmesi istenebilir.
Ev hapsi kararı varken işe gidilebilir mi?
Kararın içeriğine bağlıdır. Hâkim çalışma saatleri için izin verebilir; izin yoksa konuttan çıkmak ihlal sayılır.
Adli kontrol tedbirlerinin kapsamı ve süresi, dosyanın seyrine göre yeniden tartışılabilir. Ataşehir ceza avukatı sayfamızda ceza hukuku alanındaki çalışmalarımızı görebilir, tedbirin kaldırılması veya hafifletilmesi konusunu konuşmak için (0532) 776 65 64 numarasından büromuzu arayabilirsiniz. Adresimiz Ataşehir Küçükbakkalköy’dedir.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
