Blog & Makaleler

Ceza Davasında İstinaf Başvurusu: Süre, Dilekçe ve Sonuçlar

13 Ağustos 2026  ·  Şamil Arslan

Tüm Makaleler
Ceza Davasında İstinaf Başvurusu

Ceza davasında istinaf başvurusu, ilk derece mahkemesinin verdiği hükmün bölge adliye mahkemesince maddi olay ve hukuki değerlendirme yönünden yeniden incelenmesini sağlar. Başvuru süresi, hükmün yüzünüze okunmasından (tefhim) itibaren iki haftadır; karar yokluğunuzda verildiyse süre tebliğden başlar. Dilekçe, kararı veren mahkemeye verilir ve süresinde yapılan başvuru hükmün kesinleşmesini durdurur.

Aşağıda kimlerin istinafa gidebileceğini, hangi kararların kesin olduğunu, dilekçede nelere dikkat etmek gerektiğini ve bölge adliye mahkemesinin verebileceği kararları adım adım anlatıyoruz.

İstinafın Yasal Dayanağı Nedir?

Ceza yargılamasında istinaf, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 272 ila 285. maddeleri arasında düzenlenir. CMK m.272’ye göre ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. On beş yıl ve daha fazla hapis cezası içeren hükümler ise kimse başvurmasa da bölge adliye mahkemesince kendiliğinden (re’sen) incelenir.

İstinaf incelemesi, eski sistemdeki temyizden farklı olarak sadece hukuka uygunluk denetimi değildir. Bölge adliye mahkemesi delilleri yeniden değerlendirebilir, gerekirse duruşma açıp tanık dinleyebilir ve kendi hükmünü kurabilir. Pratikte dosya ikinci kez, bütün yönleriyle ele alınır.

Hangi Kararlara Karşı İstinafa Gidilemez?

CMK m.272/3 bazı hükümleri kesin sayar. 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun’la parasal sınır yükseltilmiştir. Güncel düzenlemeye göre şu kararlar istinaf edilemez:

  • Hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri,
  • Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezası gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri,
  • Kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler.

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Hapis cezası verilip sonra adli para cezasına çevrildiyse, tutar ne olursa olsun karar istinaf edilebilir. Anayasa Mahkemesi, 15.000 TL sınırına yönelik iptal başvurusunu reddetmiştir; sınır yürürlüktedir.

Hükümden önce verilip hükme esas alınan ara kararlar (örneğin delil talebinin reddi) tek başına istinaf edilmez; hükümle birlikte bölge adliye mahkemesinin önüne gelir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarına karşı da 7499 sayılı Kanun’la istinaf yolu açılmıştır. HAGB’nin şartları ve sonuçları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazımıza bakabilirsiniz.

Kimler İstinaf Başvurusu Yapabilir?

İstinaf hakkı, kararla hukuki yararı etkilenen taraflara tanınmıştır:

  • Sanık ve onun adına müdafii (müdafi, sanığın açık iradesine aykırı olarak başvuru yapamaz),
  • Cumhuriyet savcısı; savcı sanık lehine de başvurabilir,
  • Katılan ve vekili; davaya katılma talebi karara bağlanmamış ya da reddedilmiş olsa bile suçtan zarar görmüş kişi, hükmü istinaf ederek katılan sıfatı kazanabilir,
  • Sanığın kanuni temsilcisi ve eşi, sanık lehine olmak üzere,
  • Malen sorumlu kişiler, kendilerini ilgilendiren kısımla sınırlı olarak.

Sanık lehine yapılan başvurularda aleyhe değiştirme yasağı (CMK m.283) uygulanır. Sadece sanık ya da onun lehine başka biri istinafa gitmişse, bölge adliye mahkemesi yeni hükümde önceki cezadan daha ağırını veremez. Savcı veya katılan aleyhe başvurduysa yasak işlemez; ceza artabilir.

Başvuru Süresi Nasıl Hesaplanır?

7499 sayılı Kanun’dan önce yedi gün olan süre, bugün iki haftadır. Hüküm duruşmada sanığın yüzüne karşı açıklandıysa süre o gün başlar; gerekçeli kararın tebliğini beklemek gerekmez. Uygulamada en sık yapılan hata, “gerekçeli karar gelsin, sonra bakarız” diyerek süreyi kaçırmaktır.

Hüküm sanığın yokluğunda verildiyse iki haftalık süre, hükmün tebliğinden itibaren işler. Sürenin son günü resmî tatile denk gelirse süre, tatili izleyen ilk iş günü mesai bitiminde dolar. Süresi geçirilmiş başvuru, ilk derece mahkemesince reddedilir; elinde olmayan nedenle süreyi kaçıran kişi ise CMK m.40 uyarınca eski hale getirme talebinde bulunabilir.

İstinaf Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir?

Başvuru, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanağa geçirilerek yapılır (CMK m.273). Ataşehir’de görülen ceza davaları İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki asliye ve ağır ceza mahkemelerinde yürüdüğünden dilekçe o mahkemenin kalemine verilir. Başka bir şehirde bulunuyorsanız dilekçeyi oradaki herhangi bir adliyeye de verebilirsiniz. Avukatlar başvuruyu UYAP üzerinden elektronik ortamda yapar.

Tutuklu veya hükümlü sanık, dilekçesini bulunduğu ceza infaz kurumu müdürlüğüne verebilir; müdürlüğe verildiği an esas alınır. Süre tutuklu sanık açısından kaçırılmış sayılmaz.

Dilekçede gerekçe zorunlu mu?

Süre içinde “hükmü istinaf ediyorum” yazan kısa dilekçe başvuruyu geçerli kılar. Ancak gerekçesiz dilekçe büyük fırsat kaybıdır. Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra verilecek ek dilekçede şu başlıklar ele alınmalıdır:

  1. Delillerin hatalı değerlendirildiği noktalar (çelişkili tanık beyanları, kamera kaydının incelenmemesi vb.),
  2. Toplanmayan ve sonucu değiştirebilecek deliller,
  3. Suç vasfının yanlış belirlenmesi (örneğin hırsızlık yerine güveni kötüye kullanma),
  4. Ceza miktarı, indirimler, HAGB veya erteleme taleplerinin gerekçesiz reddi,
  5. Savunma hakkının kısıtlandığı usul hataları.

Bölge Adliye Mahkemesi Hangi Kararları Verebilir?

Ataşehir’deki mahkemelerin kararları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin ceza dairelerinde incelenir. Daire önce başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığını ve kararın kesin olup olmadığını denetler. Ardından CMK m.280 çerçevesinde şu sonuçlardan birine ulaşır:

  • Esastan ret: İlk derece kararında usul ve esas yönünden hata görülmezse başvuru reddedilir.
  • Düzelterek esastan ret: Yeniden yargılama gerektirmeyen hatalar (hesap hatası, yanlış kanun maddesi yazılması gibi) düzeltilir.
  • Bozup dosyayı geri gönderme: Kanunda sayılan ağır usul hatalarında (mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması, yasaklı hâkimin karara katılması gibi) dosya ilk derece mahkemesine iade edilir.
  • Bozup yeniden hüküm kurma: Diğer hallerde daire duruşma açar, delilleri kendisi toplar ve yeni hüküm verir.

İstinaf incelemesi kural olarak duruşmasız başlar; delil tartışması gerekiyorsa duruşma açılır. Dosyanın yoğunluğuna göre karar birkaç aydan bir yılı aşan sürelere kadar uzayabilir.

İstinaftan Sonra Temyiz Yolu Açık mı?

Bölge adliye mahkemesinin bazı kararlarına karşı Yargıtay’a temyiz yoluna gidilebilir (CMK m.286). Ancak kanun, hafif cezalara ilişkin ve istinafta onaylanan pek çok hükmü temyize kapatmıştır. Temyiz süresi de iki haftadır ve hükmü veren bölge adliye mahkemesine başvurulur. Kararınızın temyiz edilebilir olup olmadığı, verilen cezanın türüne ve miktarına göre ayrı ayrı incelenmelidir.

Tutukluluk ve İnfaz Açısından İstinafın Etkisi

Süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller (CMK m.275). Kesinleşmemiş ceza infaz edilemez; sanık tutuklu değilse cezaevine girmez. Tutuklu sanık açısından ise istinaf aşamasında tutukluluk devam edebilir. O dönemde tutukluluğun gözden geçirilmesi ve tahliye talebi bölge adliye mahkemesine yöneltilir. Tutukluluğa ilişkin itiraz yolları için tutukluluğa itiraz dilekçesi yazımız yol gösterici olabilir.

Masraf ve Avukatlık Ücreti

Ceza yargılamasında istinaf için hukuk davalarındaki gibi nispi harç ödenmez; tebligat ve posta giderleri için kısa masraf istenebilir. Duruşma açılırsa yargılama giderleri dosyanın sonucuna göre paylaştırılır. Avukatlık ücreti, avukat ile müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılır; ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında kalamaz. Tarife her yıl güncellenir.

Pratikte Sık Yapılan Hatalar

  • Hükmün okunduğu günü değil, gerekçeli kararın tebliğini başlangıç sanmak,
  • Sadece savcının başvurduğu dosyada sanığın da başvurmaması; sanığın lehine itirazları daire önüne getirmemek,
  • Duruşmada sunulmayan delilleri istinaf dilekçesine eklememek,
  • Kesin olan adli para cezası kararları için gereksiz başvuru yapıp vakit kaybetmek; böyle durumlarda kanun yararına bozma gibi olağanüstü yollar ayrı olarak değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf süresi kaç gün?

Ceza davalarında istinaf süresi iki haftadır. Hüküm yüzünüze okunduysa süre o gün, yokluğunuzda verildiyse tebliğ tarihinde başlar.

İstinafa giden sanığın cezası artabilir mi?

Sadece sanık veya onun lehine başvurulmuşsa aleyhe değiştirme yasağı gereği ceza artırılamaz. Savcı ya da katılan da başvurduysa daha ağır hüküm kurulabilir.

Avukatsız istinaf başvurusu yapılabilir mi?

Evet. Sanık dilekçesini kendisi verebilir. Ne var ki gerekçenin hukuki dayanakla yazılması sonucu doğrudan etkiler; ağır cezalık dosyalarda müdafi desteği önem taşır.

İstinaf incelemesi ne kadar sürer?

Kanunda belirli süre yoktur. Dairenin iş yüküne, tutuklu olup olmamaya ve duruşma açılıp açılmamasına göre değişir; tutuklu dosyalar öncelikli incelenir.

İlk derece kararını aldıysanız süre işlemeye başlamıştır. Dosyanızın istinaf edilebilir olup olmadığını ve hangi gerekçelerin öne çıkarılabileceğini değerlendirmek için Ataşehir ceza avukatı sayfamızdaki bilgilerden yararlanabilir, (0532) 776 65 64 numaralı telefondan ya da Ataşehir Küçükbakkalköy’deki büromuza gelerek bize ulaşabilirsiniz.

Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki Danışmanlık Almak İster misiniz?

İlk görüşme tamamen ücretsizdir.

(532) 776-6564 WhatsApp
WhatsApp ile yazın
(532) 776-6564