Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin birinci fıkrasına dayanır: evlilik birliği, eşlerden ortak hayatı sürdürmeleri beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa her eş boşanma davası açabilir. Kanun belirli olay türü saymaz; hakaret, ilgisizlik, ekonomik baskı, sadakatsizlik, aile büyüklerinin müdahalesi gibi pek çok davranış geçimsizliği oluşturabilir. Davada asıl önemli olan, somut olayların tanık ve belgelerle ispatlanması ve tarafların kusur durumunun ortaya konmasıdır. Türkiye’de açılan çekişmeli boşanma davalarının büyük çoğunluğu şiddetli geçimsizlik sebebine dayanır.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması ne demek?
Hukuki adı “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” olan sebep, günlük dilde şiddetli geçimsizlik olarak bilinir. Hâkim iki soruyu araştırır: Evlilik birliği gerçekten sarsılmış mı, sarsılmışsa eşlerden ortak hayata devam etmeleri beklenebilir mi? İki sorunun cevabı da olaylardan çıkarılır; eşin “artık anlaşamıyoruz” demesi tek başına yeterli değildir.
Sebep genel boşanma sebebidir. Zina (TMK m.161) veya terk (TMK m.164) gibi özel sebeplerden farklı olarak hak düşürücü süreye bağlı değildir ve ihtar gibi ön şart gerektirmez. Ancak eski olaylar dava tarihine göre değerlendirilir; affedilen ya da uzun süre hoşgörüyle karşılanan olaylar, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre sonradan kusur olarak ileri sürülemez.
Hangi davranışlar şiddetli geçimsizlik sayılır?
Yargıtay uygulamasında kusur olarak kabul edilen davranışlar geniş bir yelpazeye yayılır. Sık karşılaşılan örnekler şunlardır:
- Hakaret ve aşağılama: Eşe, ailesine veya çocukların önünde onur kırıcı sözler
- Fiziksel veya psikolojik şiddet: Darp, tehdit, ev içinde korku ortamı yaratma (ağır hallerde TMK m.162 de gündeme gelir)
- Güven sarsıcı davranış: Zina ispatlanamasa bile başka biriyle duygusal yakınlık kurulduğunu gösteren mesajlaşmalar
- Ekonomik şiddet: Eşi harçlıksız bırakmak, maaşına el koymak, çalışmasını engellemek
- İlgisizlik ve sorumsuzluk: Evin ve çocukların ihtiyaçlarıyla ilgilenmemek, sürekli eve geç gelmek
- Aile müdahalesine sessiz kalmak: Eşin, kendi ailesinin diğer eşe yönelik müdahale ve hakaretlerine karşı tepkisiz kalması
- Kumar, alkol ve borçlanma: Aile ekonomisini sarsan alışkanlıklar
- Cinsel birliktelikten kaçınma: Haklı bir sebep olmaksızın uzun süre süren uzaklık
Liste sınırlayıcı değildir. Mahkeme, olayların sıklığına, ağırlığına ve evlilik üzerindeki etkisine bakar. Tek seferlik basit tartışma çoğu zaman yeterli görülmezken, düzenli tekrar eden davranışlar sarsılmayı ispatlar.
Kusur neden belirleyicidir?
Kusur, şiddetli geçimsizlik davasının merkezindedir. Mahkeme kararında tarafların kusur oranını belirler ve şu oran birçok talebin sonucunu etkiler:
- Davanın kabulü: Yargıtay uygulamasına göre evliliğin sarsılmasında tamamen kusurlu olan eşin açtığı dava reddedilir. TMK m.166/2 ise davacının daha ağır kusurlu olduğu hallerde davalının itiraz hakkını düzenler; itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin sürmesinde korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilir.
- Tazminat: TMK m.174’e göre maddi ve manevi tazminat isteyen eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir.
- Yoksulluk nafakası: TMK m.175 uyarınca nafaka isteyen eşin kusuru daha ağır olmamalıdır. Şartların ayrıntısı için yoksulluk nafakası şartları yazımıza bakabilirsiniz.
Velayet ise kusura göre değil, çocuğun üstün yararına göre belirlenir. Kusurlu eşe velayet verilmesi mümkündür; mahkeme çocuğun bakımını kimin daha iyi sağlayacağına bakar.
Dava nasıl açılır ve nerede görülür?
Dava, TMK m.168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır. Ataşehir’de oturanlar için İstanbul Anadolu Aile Mahkemeleri yetkilidir. Dava dilekçesinde boşanma talebiyle birlikte nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile ziynet eşyası talepleri de ileri sürülebilir.
Dava açılırken harç ve gider avansı yatırılır; tutarlar her yıl harç tarifesiyle güncellendiğinden tevzi bürosu güncel hesabı yapar. Gider avansı tanıkların çağrılması, tebligat ve sosyal inceleme gibi işlemler için kullanılır ve yetersiz kalırsa mahkeme tamamlanmasını ister. Ödeme gücü olmayan eş, dava dilekçesiyle birlikte mahkemeden adli yardım talep edebilir.
Dilekçe yazarken en kritik nokta, olayların somut biçimde anlatılmasıdır. HMK m.141’deki iddianın genişletilmesi yasağı nedeniyle, dilekçeler aşamasından sonra karşı taraf rıza göstermedikçe yeni olay ileri sürülemez. Tarih, yer, olayın tanığı ve varsa belgesi birlikte yazılmalıdır. Örneğin “eşim bana sürekli hakaret ediyordu” yerine, hangi tarihte hangi sözlerin kimlerin yanında söylendiği belirtilmelidir.
Çekişmeli dava yazılı yargılama usulüyle görülür; dilekçeler, ön inceleme, tahkikat ve sözlü yargılama aşamalarından geçer. Davanın ortalama süresini çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer yazımızda anlattık.
Şiddetli geçimsizlik nasıl ispatlanır?
Boşanma davasında her türlü delil kullanılabilir, fakat delilin hukuka uygun elde edilmiş olması gerekir. En çok başvurulan deliller şunlardır:
- Tanık beyanları: Olaylara bizzat şahit olan akraba, komşu ve arkadaşlar. Yargıtay, eşlerin yakınlarının tanıklığını kabul eder; duyuma dayalı beyanlar ise tek başına zayıf kalır.
- Yazışmalar: Eşin size gönderdiği mesajlar ve e-postalar. Eşin telefonuna izinsiz girilerek elde edilen içerikler hukuka aykırı delil sayılabilir.
- Resmi kayıtlar: Darp raporu, karakol ve savcılık kayıtları, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş koruma kararları.
- Mali kayıtlar: Banka hesap dökümleri, kredi kartı harcamaları, borç belgeleri.
- Sosyal medya içerikleri: Herkese açık paylaşımlar ve fotoğraflar.
Delillerin nasıl toplanacağını ve nelere dikkat edileceğini boşanma davasında delil toplama rehberimizde ayrıntılı ele aldık.
Dava sürecinde dikkat edilecek noktalar
Dava açıldıktan sonra eşler TMK m.197 uyarınca ayrı yaşama hakkına sahip olur ve ayrı yaşamak terk sayılmaz. Hâkim, TMK m.169 uyarınca dava süresince barınma, geçim ve çocukların bakımı için geçici önlemler alır; tedbir nafakası şu kapsamdadır.
Dava sırasında barışma girişimleri de olabilir. Eşlerin dava sürerken yeniden birlikte yaşamaya başlaması, önceki olayların affedildiği şeklinde yorumlanabilir ve davanın reddine yol açabilir. Dava açtıktan sonra eşle yaşanan olaylarda dikkatli davranmak ve yeni kusurlu davranışlar sergilememek gerekir; dava sırasında yaşanan olaylar da kusur değerlendirmesine girebilir.
Ortada anlaşma zemini oluşursa, evlilik bir yılı doldurmuşsa çekişmeli dava anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir. Eşler protokol üzerinde uzlaşır ve dava çoğu zaman tek duruşmada sonuçlanır.
Sık Sorulan Sorular
Şiddetli geçimsizlik davası açmak için kaç yıl evli olmak gerekir?
Süre şartı yoktur. Evliliğin kısa sürmüş olması dava açmaya engel değildir; bir yıl şartı yalnız anlaşmalı boşanma için aranır.
Eşim boşanmak istemezse ne olur?
Davalının boşanmaya karşı çıkması, olaylar ispatlanmışsa boşanma kararı verilmesine engel değildir. TMK m.166/2’deki itiraz hakkı, yalnız davacının daha ağır kusurlu olduğu hallerde gündeme gelir.
Tanığım yoksa boşanabilir miyim?
Tanık zorunlu değildir; mesajlar, raporlar ve resmi kayıtlarla da ispat yapılabilir. Bununla birlikte ev içinde yaşanan olaylarda tanık beyanı çoğu zaman en güçlü delildir.
Dava reddedilirse tekrar açabilir miyim?
Ret kararından sonra yaşanan yeni olaylara dayanarak yeni dava açılabilir. Bunun yanında ret kararının kesinleşmesinden itibaren üç yıl içinde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, TMK m.166/4 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir.
Davanın sonucu, dilekçede hangi olayların nasıl anlatıldığına ve delillerin gücüne bağlıdır. Ataşehir boşanma avukatı sayfamızdan çalışma alanımızı inceleyebilir, olayların değerlendirilmesi için (0532) 776 65 64 numarasını arayarak Küçükbakkalköy’deki büromuzda görüşme planlayabilirsiniz.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
