Yoksulluk nafakasının şartları Türk Medeni Kanunu m.175’te sayılır: nafaka isteyen eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmalı, boşanmaya yol açan olaylarda kusuru diğer eşten daha ağır olmamalı, nafaka yükümlüsünün mali gücü bulunmalı ve nafaka açıkça talep edilmelidir. Yükümlü eşin kusurlu olması aranmaz. Anayasa Mahkemesi, 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla maddedeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal, yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.
Yoksulluk nafakası nedir, kimler isteyebilir?
Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle geçimini sağlayamayacak duruma düşen eşe, diğer eşin mali gücü oranında ödenen nafakadır. Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz; şartları taşıyan kadın da erkek de talep edebilir. Uygulamada talep edenlerin çoğunun kadın olması, evlilik süresince ev ve çocuk bakımını üstlenip çalışma hayatından uzak kalan eşin genellikle kadın olmasından kaynaklanır.
Yoksulluk nafakası, çocuk için ödenen iştirak nafakasından ve dava sürerken ödenen tedbir nafakasından farklıdır. Tedbir nafakasında kusur araştırılmaz; yoksulluk nafakasında ise kusur dengesi belirleyicidir.
Yoksulluk nafakasının şartları nelerdir?
- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme: Nafaka isteyen eşin geliri, barınma, beslenme, giyim, sağlık ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemelidir. Yoksulluk, evlilik içindeki yaşam düzeyinin korunması anlamına gelmez; kişinin temel geçimini sağlayamaması anlamına gelir.
- Kusurun daha ağır olmaması: Talep eden eş tamamen kusursuz olabilir ya da diğer eşle eşit kusurlu olabilir. Daha ağır kusurlu bulunan eş yoksulluk nafakası alamaz.
- Yükümlünün mali gücü: Nafaka, yükümlünün ödeme gücüyle orantılı belirlenir. Yükümlünün kendi geçimini sağlayamayacağı bir yük getirilemez.
- Talep: Hâkim yoksulluk nafakasına kendiliğinden hükmetmez. Talep, boşanma davasında ya da boşanma kesinleştikten sonra bir yıl içinde açılacak ayrı davada ileri sürülmelidir.
Hangi gelir düzeyi yoksulluk sayılır?
Kanunda yoksulluğun sınırını gösteren sabit tutar yoktur. Hâkim, nafaka isteyen eşin düzenli geliri olup olmadığına, gelirinin süreklilik taşıyıp taşımadığına, sahip olduğu taşınmaz ve birikimlere, yaşına, sağlık durumuna ve çalışma imkânına bakar. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında düzenli ve yeterli geliri olan eşin yoksulluğa düşmeyeceği kabul edilir; ancak gelirin yaşam koşullarını karşılayıp karşılamadığı her dosyada ayrı ayrı değerlendirilir.
Eşin üzerine kayıtlı kira getiren taşınmazı, emekli maaşı ya da düzenli ticari kazancı nafaka talebini zayıflatır. Buna karşılık geçici işlerde çalışan, sigortası kesintili ya da sağlık sorunu nedeniyle çalışamayan eşin yoksulluğu daha kolay kabul edilir. Sosyal ve ekonomik durum araştırması kolluk aracılığıyla yapılır; SGK, tapu ve banka kayıtları da dosyaya getirilir.
Kusur nasıl değerlendirilir?
Boşanma davasında mahkeme, tarafların kusurunu karşılaştırır ve kararda kusur oranını gösterir. Fiziksel ya da ekonomik şiddet, aldatma, hakaret, evi terk ve ilgisizlik gibi davranışlar kusur olarak değerlendirilir. Nafaka isteyen eşin kusuru diğer eşten daha ağırsa talep reddedilir; eşit kusur durumunda ise nafaka verilebilir.
Kusur tespiti tanık beyanları ve delillere dayanır. O nedenle nafaka talep edecek eş, boşanma davasında diğer eşin kusurunu gösteren delilleri eksiksiz sunmalıdır. Anlaşmalı boşanmada kusur araştırılmaz; yoksulluk nafakası protokolde taraflarca kararlaştırılır.
Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka kararı ne anlama geliyor?
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptalin yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedildi. Söz konusu süre içinde kanun koyucunun yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni düzenleme yapması bekleniyor.
Kararın uygulamaya etkisi konusunda üç noktanın altını çizmek gerekir:
- İptal yürürlüğe girene kadar maddenin bugünkü hâli uygulanmaya devam eder.
- Anayasa m.153’e göre iptal kararları geriye yürümez; kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden sona ermez ya da süreye bağlanmaz.
- Yeni kanunun ne tür süre sınırları getireceği ve verilmiş nafakalara nasıl uygulanacağı henüz belli değildir. Gündemdeki taslaklar yasalaşmadan sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Hâlen nafaka ödeyen ya da alan kişilerin, yeni düzenleme yayımlandığında kendi dosyalarına etkisini değerlendirmesi gerekecektir. Bugünkü kurallarla nafakanın kaldırılması imkânı ise saklıdır; ayrıntıları nafakanın kaldırılması davası yazımızda bulabilirsiniz.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir ve nasıl ödenir?
TMK m.176’ya göre nafaka toplu para ya da irat, yani aylık ödeme şeklinde belirlenebilir. Uygulamada aylık ödeme yaygındır. Hâkim miktarı, nafaka isteyen eşin zorunlu ihtiyaçları ile yükümlünün mali gücünü dengeleyerek tespit eder. Kararda nafakanın her yıl hangi oranda artacağı da istem üzerine gösterilebilir; artış talebi dilekçede yer almazsa ileride nafaka artırım davası açmak gerekir.
Tarafların mali durumu değiştiğinde ya da hakkaniyet gerektirdiğinde irat biçimindeki nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir. Toplu ödeme seçilmişse, ödeme yapıldıktan sonra nafaka ilişkisi kural olarak sona erer.
Yoksulluk nafakası hangi durumlarda sona erer?
TMK m.176/3’e göre nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle irat biçimindeki nafaka kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır. Kendiliğinden sona erme hâllerinde bile icra takibinin durdurulması için mahkemeden tespit kararı alınması faydalı olur.
Dava süreci ve zamanaşımı
Yoksulluk nafakası talebi, Ataşehir’de oturanlar için İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki aile mahkemelerinde görülen boşanma davası içinde ileri sürülür. Boşanma davasında talep edilmemişse, TMK m.178’e göre boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılabilir. Süre geçtikten sonra yoksulluk nafakası istenemez.
- Dava veya cevap dilekçesinde nafaka talebi ve istenen miktar belirtilir.
- Gelir ve gider belgeleri, sağlık raporları ve tanık listesi sunulur.
- Mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırır.
- Kusur ve yoksulluk değerlendirilerek nafakaya hükmedilir.
- Boşanma hükmü kesinleşince nafaka ödenmeye başlar; o tarihe kadar tedbir nafakası devam eder.
Sık yapılan hatalar
En sık hata, boşanma davasında nafaka talebini dile getirmeyip bir yıllık süreyi kaçırmaktır. İkinci hata, gelirini ya da malvarlığını gizlemeye çalışmaktır; araştırmada ortaya çıkan gelir, talebin tamamen reddine ve güven kaybına yol açar. Üçüncü hata, karşı tarafın kusurunu ispatlayacak delilleri sunmamaktır. Yükümlü taraf için en büyük hata ise nafakayı ödemeyi kendiliğinden kesmektir; kaldırma kararı alınmadan ödemeyi kesmek icra takibine ve tazyik hapsine yol açabilir.
Sık Sorulan Sorular
Çalışan kadın yoksulluk nafakası alabilir mi?
Geliri zorunlu ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa alabilir. Düzenli ve yeterli geliri olan eş için talep genellikle reddedilir.
Anlaşmalı boşanmada yoksulluk nafakası olur mu?
Olur. Taraflar miktarı protokolde belirler, hâkim protokolü uygun bulursa hükme geçirir.
Süresiz nafaka kalktı mı?
“Süresiz olarak” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi, ancak iptal Haziran 2027 sonunda yürürlüğe girecek. Verilmiş nafakalar kendiliğinden sona ermez.
Erkek yoksulluk nafakası isteyebilir mi?
Evet. Şartları taşıyan her iki eş de talep edebilir.
Nafaka talebinizin ya da nafaka yükümlülüğünüzün dosyanızdaki koşullara göre değerlendirilmesi için (0532) 776 65 64 numarasından randevu alabilirsiniz. Ataşehir boşanma avukatı sayfamızda aile hukuku çalışmalarımızı inceleyebilir, Ataşehir Küçükbakkalköy’deki büromuzda bizimle görüşebilirsiniz.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
