Hizmet tespit davası, sigortasız çalıştırılan ya da Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik gün veya düşük ücretle bildirilen işçinin, gerçek çalışma süresini mahkeme kararıyla kayda geçirmek için açtığı davadır. Dava işverene karşı iş mahkemesinde açılır, SGK da davaya dahil edilir. En önemli şart süredir: çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde dava açılmalıdır.
Kayıt dışı geçen yıllar, emeklilik için gereken prim gününü ve yaşı doğrudan etkiler. Aşağıda kimlerin dava açabileceğini, hangi delillerin işe yaradığını ve sürecin adım adım nasıl ilerlediğini anlatıyoruz.
Hizmet tespit davasının yasal dayanağı
Davanın temeli, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86. maddesidir. Söz konusu hüküm, işverence Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti için sigortalıya mahkemeye başvurma imkânı tanır ve davanın, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmasını şart koşar. Görev konusunda 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uygulanır; sosyal güvenlik mevzuatından doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
Davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu baştan bilmek gerekir. Hâkim, tarafların sunduğu delillerle yetinmez, gerçek çalışmayı re’sen araştırır. İşverenin davayı kabul etmesi ya da işçiyle sulh olması bile tek başına hüküm kurmaya yetmez; mahkeme çalışmanın gerçekten yapıldığını başka delillerle de doğrular. Sahte çalışma kaydı oluşturulmasının önüne geçmek için getirilen şu sıkı denetim, davanın neden zaman aldığını da açıklar.
Hangi durumlarda hizmet tespit davası açılır?
Uygulamada en sık şu tablolarla karşılaşıyoruz:
- Tamamen sigortasız çalışma: İşçi aylarca, bazen yıllarca hiç bildirilmeden çalıştırılmıştır.
- Eksik gün bildirimi: İşçi ayın tamamında çalıştığı hâlde Kuruma 10 ya da 15 gün bildirilmiştir.
- Geç giriş, erken çıkış: İşe başladıktan aylar sonra giriş bildirgesi verilmiş ya da işçi çalışmaya devam ederken çıkışı yapılmıştır.
- Düşük ücret bildirimi: Gerçek ücret yüksek olduğu hâlde asgari ücret üzerinden prim ödenmiştir. Buna “prime esas kazancın tespiti” denir ve aynı mantıkla ilerler.
- Başlangıç tespiti: Sigortalılık başlangıç tarihinin daha eskiye çekilmesi için açılan, emeklilik yaşı bakımından önem taşıyan dava türüdür.
Dava açma hakkı sigortalıya aittir; sigortalının ölümü hâlinde mirasçılar ve hak sahipleri de davayı açabilir veya açılmış davaya devam edebilir.
Dava açma süresi: beş yıllık hak düşürücü süre
Beş yıl, zamanaşımı değil hak düşürücü süredir. Karşı taraf ileri sürmese bile mahkeme kendiliğinden dikkate alır ve süre geçmişse dava reddedilir. Hesap, çalışmanın yapıldığı takvim yılının bitiminden başlar. Örneğin 2021 yılında geçen sigortasız çalışma için son gün 31 Aralık 2026’dır. 2020 çalışması için süre artık dolmuştur.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, çalışma süresi içinde Kuruma kısmen bildirilmiş ya da Kurum denetimiyle tespit edilmişse beş yıllık süre aranmayabilir. Hangi dönemin süreye tabi olduğu, SGK hizmet dökümü ve işe giriş bildirgeleri incelenmeden söylenemez. Böyle sınır durumlarında dökümü e-Devlet’ten indirip ayrıntılı incelemek, davanın kaderini belirler.
Arabuluculuk veya SGK’ya ön başvuru gerekir mi?
Hizmet tespit davası alacak davası olmadığından, işçi alacaklarında aranan zorunlu arabuluculuk şartı uygulanmaz. 7036 sayılı Kanun’un 4. maddesi, SGK işlemlerine karşı dava açmadan önce Kuruma başvurmayı zorunlu tutar; ancak hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri söz konusu zorunluluğun dışında bırakılmıştır. Prime esas kazanç veya başlangıç tespiti gibi farklı taleplerde ise dosyanın niteliğine göre önce Kuruma yazılı başvuru yapmak güvenli yoldur.
Aynı dosyada kıdem, ihbar, fazla mesai gibi alacaklar da isteniyorsa, alacak kalemleri için arabuluculuk şartı geçerlidir. Çoğu zaman en doğrusu, alacak davası ile hizmet tespit davasını ayrı ayrı planlamaktır.
Hizmet tespit davası nasıl açılır? Adım adım süreç
- Belgeleri toplayın: e-Devlet’ten SGK hizmet dökümü, varsa iş sözleşmesi, maaş ödemesine dair banka kayıtları, işyeri giriş kartı, mesai çizelgesi, yazışmalar ve fotoğraflar.
- Tanıkları belirleyin: Aynı dönemde işyerinde kayıtlı çalışmış kişiler (bordro tanıkları) ve komşu işyerlerinin sahipleri veya çalışanları en güçlü tanık grubudur.
- Dilekçeyi hazırlayın: Çalışılan dönem, işyeri adresi, yapılan iş, ücret ve sigortasız ya da eksik bildirilen günler açıkça yazılır. Davalı olarak işveren, davaya dahil edilmek üzere SGK gösterilir.
- Davayı açın: Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Kural olarak davalının yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Ataşehir’deki işyerleri için dava İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki iş mahkemelerinde görülür.
- Araştırma aşaması: Mahkeme SGK’dan işyeri dosyasını, dönem bordrolarını, vergi dairesinden ve belediyeden işyeri kayıtlarını ister. Gerekirse zabıta marifetiyle komşu işyeri tespiti yaptırır.
- Tanık dinleme ve karar: Bordro tanıkları ve komşu işyeri tanıkları dinlenir, gerekirse bilirkişi raporu alınır, hüküm kurulur.
Hangi deliller işe yarar?
Yargıtay uygulamasında en değerli tanık, aynı işyerinde aynı dönemde Kuruma bildirilmiş olan çalışma arkadaşıdır. Onların bordroda kayıtlı olması, işyerinin gerçekten faaliyette olduğunu ve davacıyı tanıyabilecek konumda bulunduklarını gösterir. Akraba veya arkadaş tanıklığı tek başına zayıf kalır.
Yazılı deliller de ağırlık taşır. Banka hesabına yatırılan düzenli maaşlar, işveren adına imzalanmış belgeler, şirket e-postaları, kartvizit, işyeri kıyafeti içinde çekilmiş tarihli fotoğraflar, müşterilerle yapılan yazışmalar mahkemenin kanaatini güçlendirir. WhatsApp grupları ve vardiya listeleri de giderek daha sık kullanılan delillerdir; ekran görüntülerinin tarih ve kişi bilgisiyle saklanması önemlidir.
Dava sonunda ne olur?
Hüküm kesinleştiğinde mahkeme kararı SGK’ya gönderilir. Kurum, tespit edilen süreleri sigortalının hizmet kaydına işler; ödenmemiş primleri gecikme zammı ve faiziyle işverenden tahsil eder. İşveren hakkında idari para cezası da gündeme gelir. İşçinin prim ödeme yükümlülüğü yoktur.
Tespit edilen günler, emeklilik için aranan prim gün sayısına eklenir. Başlangıç tarihi eskiye çekildiyse, emeklilik yaşı ve şartları da buna göre yeniden değerlendirilir. Bazı dosyalarda tek bir davayla emeklilik tarihi birkaç yıl öne gelebilir.
Süre ve masraf
Dosyanın süresi, tanık sayısı, kurumlardan gelecek cevapların hızı ve istinaf aşamasına göre değişir; çoğu dosya bir ila iki yıl arasında sonuçlanır, karmaşık olanlar daha uzun sürer. Kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru harcı, tebligat ve tanık giderleri gibi yargılama giderleri davayı açan tarafından ödenir; davayı kazanan tarafın giderleri karşı tarafa yükletilir. Harç tutarları her yıl yeniden belirlendiği için güncel tarifeye bakmak gerekir.
Sık yapılan hatalar
- İşten ayrıldıktan sonra yılların geçmesini beklemek ve beş yıllık sürenin dolduğunu fark etmemek.
- Bordroda kaydı olmayan, işyerini sadece duyumla bilen kişileri tanık göstermek.
- Elden ödenen maaşları belgelememek; ödeme yapılan günleri not almamak.
- Hizmet tespiti ile alacak taleplerini aynı dilekçede birleştirip arabuluculuk şartını atlamak.
İşten ayrılış sürecinde diğer alacaklarınızı da değerlendirmek için işten çıkarılan işçinin hakları ve kıdem tazminatı hesaplama yazılarımıza göz atabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hizmet tespit davası için avukat zorunlu mu?
Hayır, işçi davayı kendisi açabilir. Ancak süre hesabı, tanık seçimi ve kurum yazışmaları teknik konular olduğundan dosyanın baştan doğru kurulması sonucu doğrudan etkiler.
Hâlâ aynı işyerinde çalışırken dava açabilir miyim?
Evet. Çalışma devam ederken de dava açılabilir; beş yıllık süre her takvim yılı için ayrı işlediğinden eski dönemler için beklemek risklidir.
İşyeri kapandıysa dava açılabilir mi?
Açılabilir. İşveren şirket ise tüzel kişiliği, şahıs ise kendisi veya mirasçıları davalı olur. Kapanmış işyerlerinde vergi ve belediye kayıtları, komşu işyeri tanıkları önem kazanır.
Yurt dışında veya ev işinde geçen çalışma için de dava açılır mı?
Ev hizmetlerinde çalışanlar için 5510 sayılı Kanun’da özel kurallar bulunur; yurt dışı çalışmalar için ise borçlanma gibi farklı yollar söz konusudur. Her biri ayrı değerlendirme gerektirir.
Sigortasız ya da eksik bildirilen çalışmanız için sürenin dolup dolmadığını ve elinizdeki delillerin yeterliliğini birlikte değerlendirmek üzere Ataşehir iş hukuku avukatı sayfamızdaki bilgilerle ya da (0532) 776 65 64 numaralı telefondan büromuza ulaşabilirsiniz. Büromuz Ataşehir Küçükbakkalköy’de bulunmaktadır.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
