Trafik kazası tespit tutanağındaki kusur oranına doğrudan “iptal” başvurusu yapılamaz; tutanak, sigorta şirketinin ve mahkemenin serbestçe değerlendirdiği delillerden biridir. Kusur oranına itiraz; sigorta şirketine yazılı başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu ya da tazminat davası içinde bilirkişi incelemesi istenerek yapılır. Tutanakta haksız yere kusurlu gösterildiyseniz, kamera kayıtlarını ve tanıkları kaybolmadan güvenceye almak sonucu en çok etkileyen adımdır.
Kusur oranı neden önemli?
Trafik kazasında kimin ne kadar tazminat ödeyeceği kusur dağılımına göre belirlenir. Karşı tarafın kusuru yüzde 100 ise zararınızın tamamını onun zorunlu trafik sigortasından (ZMSS) isteyebilirsiniz. Size yüzde 25 kusur yüklenmişse, Türk Borçlar Kanunu m.52 uyarınca hâkim tazminatı o oranda indirebilir. Kusur oranı, kasko poliçenizin yenileme primini ve hasarsızlık indirimini de etkiler.
Ceza tarafı da var. Yaralanma ya da ölüm olan kazalarda taksirle yaralama (TCK m.89) veya taksirle öldürme (TCK m.85) soruşturması açılır ve savcılık da kusur raporu aldırır. Ceza dosyasındaki kusur tespiti ile tazminat dosyasındaki tespit birbirinden farklı çıkabilir; Türk Borçlar Kanunu m.74 hukuk hâkiminin ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı olmadığını açıkça düzenler.
Kaza tespit tutanağı bağlayıcı mı?
Tarafların birlikte doldurduğu maddi hasarlı kaza tespit tutanağı da, polis veya jandarmanın düzenlediği tutanak da kesin delil değildir. Sigorta şirketleri tutanaktaki kroki ve beyanlara bakarak, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m.84’te sayılan asli kusur hallerini (kırmızı ışıkta geçme, şerit ihlali, arkadan çarpma, geçiş önceliğine uymama gibi) esas alır ve genelde 0–50–100 gibi kaba oranlar verir. Mahkeme ise olayı kendi bilirkişisine yeniden inceletir.
Tutanakta yanlış beyan, eksik kroki ya da yanlış işaretlenmiş kutucuk varsa sonradan düzeltmek zorlaşır. Kaza yerinde tutanağı imzalamadan önce krokinin gerçeği yansıttığından emin olun; anlaşamıyorsanız kolluk çağırmak daha güvenlidir.
Kusur oranına itiraz hangi yollarla yapılır?
1. Sigorta şirketine yazılı başvuru
KTK m.97’ye göre zarar gören, dava açmadan ya da tahkime gitmeden önce karşı aracın trafik sigortacısına yazılı olarak başvurmak zorundadır. Sigortacı 15 gün içinde cevap vermezse veya eksik ödeme yaparsa dava ya da tahkim yolu açılır. Başvuruda kusur değerlendirmesine neden katılmadığınızı gerekçesiyle yazın; fotoğraf, video, tanık adı ve iletişim bilgisi ekleyin. Yargıtay, söz konusu başvuru şartını dava sırasında tamamlanabilecek dava şartı olarak kabul eder; yine de baştan yapılması süre kaybını önler.
2. Sigorta Tahkim Komisyonu
Sigortacılık Kanunu m.30 ile kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketiyle yaşanan uyuşmazlıkları mahkemeye göre daha kısa sürede çözer. Başvuru için önce şirkete yazılı başvuru yapılmış olması gerekir. Hakem heyeti de dosyayı trafik bilirkişisine gönderir ve kusuru yeniden belirler. Hakem kararlarına karşı itiraz ve istinaf yolları talep tutarına göre değişir; başvuru ücreti ve parasal sınırlar her yıl güncellendiği için başvurudan önce komisyonun internet sitesinden kontrol edilmelidir.
3. Tazminat davası içinde itiraz
En sık kullanılan yol, tazminat davasını açıp dilekçede tutanaktaki kusur dağılımına itiraz etmek ve bağımsız bilirkişi incelemesi istemektir. Mahkemeler kusur incelemesi için genellikle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne veya üniversitelerin trafik bilim dallarından oluşan heyetlere başvurur. Rapora karşı iki hafta içinde itiraz edilebilir (HMK m.281); çelişkili raporlar varsa yeni heyetten rapor alınması istenir.
4. Ceza soruşturmasında itiraz
Yaralamalı veya ölümlü kazada savcılığın aldırdığı kusur raporuna karşı beyan dilekçesi verilebilir, ek rapor istenebilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz yolu açıktır. Trafik cezası tutanağına (idari para cezası) itiraz ise farklı bir yoldur: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır. Cezanın iptal edilmesi kusur oranını kendiliğinden değiştirmez, ama tazminat dosyasında lehe delil olarak kullanılabilir.
İtirazda hangi deliller işe yarar?
- Araç içi kamera, çevredeki iş yerleri ve MOBESE kayıtları (çoğu sistem kayıtları birkaç gün ile birkaç hafta arasında sildiği için ilk günlerde yazılı talep gerekir),
- Kaza yerinin, fren izlerinin, cam ve parça dağılımının fotoğrafları,
- Tanıkların ad, soyad ve telefon bilgileri,
- Araçlardaki hasarın konumunu gösteren ekspertiz raporu (çarpma açısı kusur tespitinde belirleyicidir),
- Sinyalizasyon, yol çizgisi ve trafik levhalarının kaza tarihindeki durumu,
- Ceza soruşturması dosyasındaki ifadeler ve bilirkişi raporları.
Kamera kayıtları kaybolma riski taşıyorsa, dava açmadan önce sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti (HMK m.400 vd.) istenebilir.
Süreler ve zamanaşımı
KTK m.109’a göre motorlu araç kazasından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Taksirle yaralamada dava zamanaşımı 8 yıl, taksirle öldürmede 15 yıldır (TCK m.66). Bilirkişi raporuna itiraz için iki haftalık süreyi kaçırmak da ciddi sonuç doğurur; süresinde itiraz edilmeyen rapor dosyada yerleşir.
Görevli ve yetkili mahkeme
Zorunlu trafik sigortacısına karşı açılan davalarda Yargıtay uygulaması asliye ticaret mahkemesini görevli sayma eğilimindedir. Yalnız sürücüye veya ticari olmayan araç sahibine yöneltilen davalar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Davalıların kimliğine göre görev değiştiği için dilekçe öncesinde değerlendirme yapılmalıdır. Yetki bakımından KTK m.110 ve HMK m.16, kazanın olduğu yer, davacının yerleşim yeri ve sigorta şirketinin merkez ya da şube adresi arasında seçim imkânı verir. Ataşehir’de oturan biri davasını İstanbul Anadolu Adliyesi’nde açabilir.
Yargıtay, ZMSS sigortacısına karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını kabul etmektedir; zira söz konusu sigorta 2918 sayılı Kanun ile düzenlenir. Ancak KTK m.97 kapsamındaki sigortaya başvuru şartı geçerliliğini korur. Kasko şirketine karşı açılacak davalarda ise ticari dava niteliği ve arabuluculuk şartı ayrı incelenmelidir.
Sık yapılan hatalar
- Kaza yerinde, karşı tarafın baskısıyla gerçeğe aykırı krokiyi imzalamak.
- Kamera kayıtlarını talep etmeyi haftalarca ertelemek.
- Sigortanın verdiği kusur oranını kesin sanıp eksik ödemeyi itirazsız kabul etmek ve ibraname imzalamak.
- Bilirkişi raporuna süresinde, gerekçeli itiraz etmemek.
- Değer kaybı, araç mahrumiyeti ve tedavi giderlerini aynı dosyada talep etmeyi unutmak.
Tazminat kalemlerinin ayrıntısı için değer kaybı tazminatı ve yaralamalı trafik kazası tazminatı yazılarımıza bakabilirsiniz. Sigorta uyuşmazlıklarında izlediğimiz yol için sigorta hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kaza tespit tutanağını imzaladıktan sonra kusura itiraz edebilir miyim?
Evet. İmza, tutanaktaki bilgilerin kesin doğru olduğu anlamına gelmez. Sigorta şirketine başvuruda, tahkimde veya davada aksi ispat edilebilir; ama imzalı beyanlarınızın aleyhinize delil olacağını unutmayın.
Sigorta şirketinin kusur değerlendirmesi mahkemeyi bağlar mı?
Hayır. Şirketin oranı kendi ödeme kararına esas olur. Mahkeme ve hakem heyeti bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırır.
Ceza davasında beraat edersem tazminat davasında da kusursuz sayılır mıyım?
Kendiliğinden sayılmazsınız. TBK m.74’e göre hukuk hâkimi ceza hâkiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir; ceza kararındaki maddi olguların tespiti ise Yargıtay içtihadına göre dikkate alınır.
Kusur itirazı davası ne kadar sürer?
İstanbul Anadolu Adliyesi’nde tazminat davaları, bilirkişi süreciyle birlikte çoğunlukla 1–2 yıl sürer. Sigorta Tahkim Komisyonu genelde daha kısa sürede sonuç verir.
Dosyanızı birlikte değerlendirelim
Kusur oranının yanlış belirlendiğini düşünüyorsanız tutanak, fotoğraf ve sigorta yazışmalarıyla büromuza gelebilirsiniz. Ataşehir Küçükbakkalköy’deki ofisimizde dosyanızı inceleyip izlenecek yolu konuşabiliriz; randevu için (0532) 776 65 64 numarasını arayabilirsiniz.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
