Avukatla müvekkil arasında yazılı ücret sözleşmesi yoksa da vekâlet ilişkisi geçerlidir ve avukat ücrete hak kazanır. Ücret konusunda uyuşmazlık çıkarsa Avukatlık Kanunu m. 164/4 devreye girer: değeri parayla ölçülebilen işlerde ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) altında olmamak üzere davanın kazanılan kısmının yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında mahkemece belirlenir. Değeri parayla ölçülemeyen işlerde ise tarife esas alınır. Sözlü anlaşma yapılmışsa, taraflar onu genel ispat kurallarına göre kanıtlayabilir.
Yazılı sözleşme şart mı?
Hayır. Avukatlık Kanunu m. 163’ün eski hâli, ücret anlaşmalarının yazılı yapılmasını zorunlu tutuyordu. 4667 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra yazılı şekil şartı kaldırıldı; sözlü anlaşmalar da geçerlidir ve genel hükümlere göre ispat edilir. Avukat ile müvekkil arasındaki temel ilişki Türk Borçlar Kanunu’ndaki vekâlet sözleşmesidir (TBK m. 502 vd.). Vekâlet sözleşmesi de kanunda özel şekle bağlanmamıştır.
Uygulamada vekaletname, ilişkinin varlığını gösteren en güçlü belgedir. Vekaletname tek başına ücret miktarını göstermez; ancak avukatın müvekkil adına iş yürüttüğünü kanıtlar. Avukatlık mesleği ücret karşılığı yapılan meslek olduğundan, aksi kararlaştırılmadıkça hizmetin ücretsiz verildiği kabul edilmez.
Sözleşme yoksa ücret nasıl belirlenir?
Ücretin belirlenmesinde üç ihtimal öne çıkar:
- Sözlü anlaşma ispatlanırsa: Taraflar arasındaki sözlü anlaşma tanık, mesaj, e-posta veya ödeme kayıtlarıyla kanıtlanırsa, ücret o anlaşmaya göre belirlenir. Anlaşılan ücret yine de tarifenin altında olamaz.
- Anlaşma ispatlanamaz ve iş parayla ölçülebilirse: Mahkeme, avukatın emeğini, işin süresini ve önemini dikkate alarak kazanılan kısmın kesinleşme tarihindeki değerinin yüzde onu ile yirmisi arasında ücret belirler. Belirlenen tutar AAÜT’deki asgari ücretin altına inemez.
- İş parayla ölçülemezse: Boşanma, velayet veya ceza davası gibi işlerde AAÜT’deki maktu ücretler esas alınır.
2025–2026 tarifesine göre (Resmî Gazete 4.11.2025, sayı 33067) asliye hukuk ve aile mahkemesindeki davalar için asgari ücret 45.000 TL, asliye ceza davaları için 45.000 TL, ağır ceza davaları için 65.000 TL’dir. Tarife her yıl yenilendiğinden hesaplama günündeki metin kontrol edilmelidir.
Sözlü anlaşma nasıl ispat edilir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200, belli tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatını arar; söz konusu parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir. Sınırın üzerindeki ücret anlaşmasını tanıkla ispat etmek kural olarak mümkün değildir. Ancak HMK m. 202 uyarınca “delil başlangıcı” sayılan belge varsa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı olarak kullanılabilecek belgeler şunlardır:
- Avukat ile müvekkil arasındaki WhatsApp yazışmaları ve e-postalar,
- Ücret ödemesini gösteren banka dekontları ve havale açıklamaları,
- Avukatın düzenlediği serbest meslek makbuzları,
- Ücreti veya ödeme planını içeren teklif mektubu ya da ön bilgilendirme metni.
Uygulamada sözleşmesiz ilişkilerde en sık tartışılan konu, yapılmış ödemenin avans mı yoksa ücretin tamamı mı olduğudur. Havale açıklamasına “dava ücretinin tamamı” veya “ilk taksit” gibi not düşmek, ileride çıkacak tartışmayı büyük ölçüde azaltır.
Karşı taraf vekâlet ücreti ve masraflar kime ait?
Davayı kazanan tarafa hükmedilen ve karşı taraftan tahsil edilen vekâlet ücreti, Avukatlık Kanunu m. 164’ün son fıkrası uyarınca avukata aittir. Sözleşme bulunmadığında aksini kararlaştıran hüküm de olmadığından kanuni kural uygulanır. Harç, bilirkişi ücreti ve tebligat gideri gibi yargılama masrafları ise müvekkile aittir; avukatın işi yürütürken yaptığı zorunlu giderleri müvekkil öder. Avukatın kendi cebinden yaptığı masraflar için belge saklaması gerekir.
Avukat azledilirse veya işi bırakırsa
Müvekkil, sözleşme olsun ya da olmasın, avukatını her zaman azledebilir (TBK m. 512). Avukatlık Kanunu m. 174’e göre azil hâlinde ücretin tamamı ödenir; ancak avukat kusur veya ihmali nedeniyle azledildiyse ücret ödenmez. Haklı sebep olmadan işi bırakan avukat ise ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti iade eder. Sözleşme bulunmadığında “ücretin tamamı” kavramı da m. 164/4’teki ölçütlere göre hesaplanır. Azil sürecinin adımlarını avukattan vekalet iptali yazımızda anlattık.
Ücret alacağı nasıl talep edilir?
Avukat, ücret alacağı için müvekkil aleyhine ilamsız icra takibi başlatabilir veya doğrudan alacak davası açabilir. Takibe itiraz edilirse, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açılabilir; süreç itirazın iptali davası yazımızda açıklanmıştır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre avukat ile müvekkil arasındaki ücret uyuşmazlıkları Avukatlık Kanunu’na tabidir ve asliye hukuk mahkemesinde görülür. Ataşehir’deki taraflar için yetkili adliye genellikle İstanbul Anadolu Adliyesi’dir.
Vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklar TBK m. 147/5 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Süre, kural olarak ücretin muaccel olduğu andan, çoğunlukla işin sona ermesinden veya azilden itibaren işler. Avukat, ücret ve masrafları ödeninceye kadar müvekkile ait ve kendisine teslim edilmiş para ile belgeler üzerinde hapis hakkı kullanabilir (Av. K. m. 39).
Avukat birden fazla iş yürüttüyse ücret nasıl hesaplanır?
Sözleşmesiz ilişkilerde avukatın tek vekaletnameye dayanarak dava, icra takibi ve ihtarname gibi birkaç işi birlikte yürüttüğü sık görülür. Ücret, her iş için ayrı ayrı değerlendirilir. AAÜT de dava, icra takibi, ihtarname ve danışmanlık için ayrı kalemler öngörür. Örneğin alacak davası kazanıldıktan sonra ilamın icrası için başlatılan takip, davadan ayrı iş sayılır ve tarifedeki icra kalemi dikkate alınır. Müvekkilin “tek ücret ödedim, hepsi dahildi” savunması, yazılı kayıt yoksa ispatı güç iddiadır. Hangi işlerin aynı ücrete dahil olduğu baştan konuşulmamışsa, uyuşmazlıkta mahkeme her işi kendi niteliğine göre ele alır.
Müvekkil açısından riskler
Sözleşmesiz ilişkide müvekkilin en büyük riski, iş bittikten sonra beklemediği yüksek ücret talebiyle karşılaşmaktır. Yüzde on ile yirmi arasındaki oran, yüksek değerli alacak ve tazminat davalarında önemli tutarlara ulaşabilir. İkinci risk, yapılan ödemelerin ispat edilememesidir; elden ve makbuzsuz ödemeler sonradan tartışma konusu olur. Üçüncü risk ise işin kapsamının belirsiz kalmasıdır: istinaf, temyiz ve icra aşamalarının ilk ücrete dahil olup olmadığı netleşmez.
Sözleşmesiz ilişkiyi güvenceye almak için öneriler
- İş başlamışsa bile geç kalmış sayılmaz; kısa yazılı sözleşme her aşamada imzalanabilir. Maddeleri için avukat ücret sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
- Ödemeleri banka aracılığıyla yapın ve açıklamaya dosya numarasını yazın.
- Her ödeme için serbest meslek makbuzu isteyin.
- Ücretle ilgili anlaşmayı en azından e-posta veya mesajla teyit edin.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşme yoksa avukat ücret isteyebilir mi?
Evet. Vekâlet ilişkisi vekaletname ve yapılan işlemlerle kanıtlanır; ücret, ispatlanan sözlü anlaşmaya veya Avukatlık Kanunu m. 164/4’teki ölçütlere göre belirlenir.
Dava kaybedildiyse sözleşmesiz avukata ücret ödenir mi?
Avukatın borcu özenli çalışmaktır. Değeri parayla ölçülebilen işlerde yüzdelik hesap kazanılan kısma göre yapılır. Kaybedilen kısım için ücretin nasıl belirleneceği tartışmalı olabilir; mahkemeler tarifeyi ve avukatın emeğini dikkate alır.
Müvekkil ödediğini nasıl kanıtlar?
Banka dekontu, makbuz ve yazışmalar en güçlü delillerdir. Elden ödemelerde imzalı alındı belgesi alınmalıdır.
Avukatınızla aranızda yazılı sözleşme olmadan doğan ücret tartışmasında haklarınızı öğrenmek isterseniz avukat danışma hattı sayfamızdan veya (0532) 776 65 64 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz. Ataşehir Küçükbakkalköy’deki büromuzda belgelerinizi inceleyerek değerlendirme yapabiliriz.
Hazırlayan: Ataşehir Avukat – Av. M. Şamil Arslan Hukuk Bürosu. Son güncelleme: Ekim 2026. Yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez.
